Tartışmanın ardından yine aynı kişi mutfağa geliyor. Konuyu kapatmak, evdeki sessizliği bitirmek ve geceyi daha fazla uzatmamak için “Özür dilerim,” diyor. Aslında hâlâ incinmiş durumda. Karşısındaki rahatlıyor; fakat birkaç hafta sonra benzer tartışma tekrarlandığında özür dileyen taraf içinde büyüyen başka bir cümleyi fark ediyor: “Bu ilişkide barışı neden hep ben satın alıyorum?”
Bir ilişkide sürekli aynı kişinin özür dilemesi, onun her seferinde daha hatalı olduğunu göstermez. Bazen bu kişi çatışmaya daha az dayanabildiği, terk edilmekten korktuğu, küçük yaştan beri ortamı yatıştırma görevi üstlendiği veya ilişkinin devamından kendisini daha fazla sorumlu hissettiği için ilk adımı atar.
Özür her zaman sorumluluk almak değildir
Gerçek bir özür, verilen zararı tanımayı, kişinin kendi payını üstlenmesini ve mümkünse onarıma yönelik bir niyet göstermesini içerir. Fakat ilişkilerde “özür dilerim” başka işlevler de görebilir: tartışmayı bitirmek, karşı tarafın öfkesini durdurmak, cezalandırıcı sessizlikten kurtulmak veya terk edilme ihtimalini azaltmak.
Bu durumda özür bir onarım değil, gerilimi düzenleme aracı olur. Kısa vadede sakinlik sağlar; uzun vadede sorumluluğu sürekli aynı kişiye yükler. Özür dileyen taraf zamanla hem kendi incinmesini bastırır hem de ilişkideki adaletsizliği büyütür.
Kim neyi “hata” sayıyor?
Karina Schumann ve Michael Ross’un çalışması, kadınların erkeklerden daha sık özür dilemesinin yalnızca daha fazla suçluluk duymalarıyla açıklanamayacağını gösterdi. Çalışmada kadınlar gündelik davranışları daha sık incitici olarak değerlendiriyordu; yani özür eşiği farklıydı. Bu sonuç bütün kadınların daha duyarlı, bütün erkeklerin daha duyarsız olduğu anlamına gelmez. İnsanların zarar ve sorumluluk ölçütlerinin cinsiyet rolleri ve sosyalleşme dâhil çeşitli etkenlerle farklılaşabileceğini gösterir.
Bir çiftte de taraflardan biri ses yükseltmeyi ciddi bir ihlal sayarken diğeri bunu sıradan tartışma kabul edebilir. Biri verilen sözü unutmayı özür gerektiren bir olay olarak görür; diğeri yalnızca kasıt varsa sorumluluk hisseder. Ortak bir “zarar dili” kurulmadığında, daha düşük eşiğe sahip kişi sürekli özür diler.
Gurur mu, güç mü, savunma mı?
Özür dilemek bazı kişiler için hatalı bir davranışı kabul etmek değil, bütünüyle kötü veya güçsüz olduğunu ilan etmek gibi hissedilir. Utanç devreye girdiğinde kişi “Bunu yanlış yaptım” diyemez; çünkü içeride “Ben yanlıştım” sonucuna gider. Bu ağır sonuçtan kaçınmak için olayı küçümseyebilir, niyetini savunabilir veya suçu karşı tarafa geri verebilir.
İlyada’da Agamemnon ile Akhilleus arasındaki çatışma yalnızca yapılan haksızlık yüzünden değil, gücün ve onurun nasıl onarılacağı konusunda da büyür. Sunulan telafi, incinen kişinin yaşadığı aşağılanmanın tanınmasına yetmez. Bu anlatı bugünkü ilişkiler için de bir şey söyler: Bedel ödemek veya “tamam, özür” demek, zarar gerçekten görülmediyse onarım yaratmayabilir.
Özrün değeri ilişkinin iklimine bağlıdır
Schumann’ın çiftlerle yaptığı günlük çalışmada özürlerin bağışlamayla ilişkisi, özrün ne kadar samimi algılandığı ve ilişkinin mevcut doyumuyla bağlantılıydı. Sürekli tekrarlanan fakat davranış değişikliği getirmeyen özür zamanla inandırıcılığını kaybeder. Diğer tarafta, ilişkide güven tamamen aşındıysa samimi bir özür bile hemen kabul edilmeyebilir.
Onarım için “Özür dilerim ama sen de…” yerine daha açık bir yapı gerekir: Ne yaptım? Bunun sende nasıl bir etkisi olmuş olabilir? Kendi payım ne? Bir dahaki sefer neyi farklı yapacağım? Karşı tarafın hemen affetmesini beklememek de sorumluluğun parçasıdır.
Sürekli özür dileyen kişi ise otomatik olarak barışa koşmadan önce durabilir: Gerçekten hangi davranışım için sorumluluk alıyorum? Yoksa yalnızca aramızdaki gerginliği bitirmeye mi çalışıyorum? Benim incinmem bu konuşmada nerede duruyor?
Bir ilişkide barışı hep aynı kişi kuruyorsa, görünürde çok sayıda özür ama çok az onarım olabilir. Sağlıklı özür kimin daha çabuk teslim olduğunu değil, iki kişinin de ilişki üzerindeki etkisini görebildiğini gösterir.
Bilimsel Atıflar
- Forster, D. E., Billingsley, J., Burnette, J. L., Lieberman, D., Ohtsubo, Y., & McCullough, M. E. (2021). Experimental evidence that apologies promote forgiveness by communicating relationship value. Scientific Reports, 11, 13107. https://doi.org/10.1038/s41598-021-92373-y
- Schumann, K., & Ross, M. (2010). Why women apologize more than men: Gender differences in thresholds for perceiving offensive behavior. Psychological Science, 21(11), 1649–1655. https://doi.org/10.1177/0956797610384150
- Schumann, K. (2012). Does love mean never having to say you’re sorry? Associations between relationship satisfaction, perceived apology sincerity, and forgiveness. Journal of Social and Personal Relationships, 29(7), 997–1010. https://doi.org/10.1177/0265407512448277
